Düşük karbonhidrat diyetlerinin faydaları/zararları

monomono 5,355 Ankara

ZARARLARI 

* Beyin gibi, yakıt olarak temelde karbonhidrat kullanan yapıların ihtiyaçları, -yeterince karbonhidrat alınmadığında- beden proteinlerinden, özellikle de kaslardan sağlanmaya çalışılır; bu da kasların erimesine neden olur. Kasların erimesi, kilo kontrolüne de olumsuz yansır. Ancak yeterli ve uygun protein almakla bu risk azaltılabilir. 

* Söz ettiğimiz karbonhidrat ihtiyacı için vücudun başvurduğu yollardan biri olan ketozun, ürik asit artışıyla gut hastalığını kışkırtabildiği ve gebelikte yavrunun gelişimini bozabileceği iddia edilmektedir.

* Belli bir şiddetin üstündeki beden hareketlerinde, yakıt olarak temelde karbonhidrat kullanıldığından bu tür aktiviteler sırasında sıkıntılar yaşanabilir.

* Düşük karbonhidrat alımıyla ortaya çıkan enerji açığı, yüksek protein alımı ile telafi edildiğinde,
* Doymuş yağların fazla alınmasına bağlı olarak LDL dediğimiz kötü kolesterol yüksekliğiyle kalp ve damar hastalık riski artar. Ancak artan LDL’nin damar sertliğini daha az etkileyen büyük partiküllerden oluştuğu söylenmektedir.

* Artan asit yükünün idrarla kalsiyum atılmasını artırması, böbrek taşı ve kemik erimesi yani osteoporoz riskini artırır. Potasyumdan zengin gıda tüketiminin riski azaltabileceği söylenmektedir.

* Özellikle böbrek hastalarında böbrek işlevleri bozulabilir. 
* Damar sertliğini kolaylaştıran “oksidatif stresin arttığı”, damar sertliği başlangıcı diyebileceğimiz damarın içini örten endotelin işlevinin bozulduğu iddia edilmektedir. 

* Sindirilemeyen karbonhidratların yani diyet liflerinin alınamayışı, bazı bağırsak hastalıklarının ortaya çıkış ihtimalini artırabilir.
Düşük karbonhidrat diyeti kasların incelmesine, şiddetli aktivitelerin olumsuz etkilenmesine, damar sertliğine yatkınlığa ve bazı bağırsak hastalıklarının teşvikine neden olabilir.


 FAYDALARI

* Kısa dönem çalışmaları, düşük karbonhidrat diyetlerinin, düşük yağ veya dengeli diyetlere göre daha fazla kilo kaybettirdiğini gösteriyor. Ama süre 6 aydan 1 yıla, özellikle de 2 yıla çıkınca söz ettiğimiz diyetlerin etkinliği yönünden bir fark kalmıyor.

* Kan yağlarından trigliseritin seviyesi düşüp iyi kolesterol denen HDL kolesterol seviyesi yükseliyor. Kimine göre kan yağlarındaki bu değişim, diyetin kendisinden çok diyetin sağladığı kilo kaybından kaynaklanıyor.

* Kan şekerinin yükselmesi ihtimali azalıyor. Bu insülin direnci ve şeker hastalığına yatkınlığı azalttığı gibi, şeker hastalarında kan şekerinin daha iyi kontrol altına alınabilmesine imkân veriyor.

* Tansiyonun yükselme eğilimi azalıyor.

* Saydığımız değişiklikler “metabolik sendrom” dediğimiz olumsuzluklar kümesine ve kalp ve damar hastalıkları riskine olumlu yansıyor.

Geçen yıl, 2014’te yayımlanan bir çalışma, düşük karbonhidrat diyetlerinin, düşük yağ diyetlerinden hem kilo kaybı, hem de kalp ve damar hastalıkları risk faktörleri yönünden daha olumlu değişiklikler sergilediğini ortaya koydu.
Düşük karbonhidrat diyeti, uzun dönemde olmasa da, kısa dönem için kilo kaybı avantajına sahiptir. Ayrıca kan yağları, ken şekeri, tansiyon ve sonuçta metabolik sendrom ve kalp hastalıkları için olumludur.

Dr Ömer Dönderici
Düşük karbonhidrat diyetlerinin muhtemel zararları
Düşük karbonhidrat diyetlerinin muhtemel faydaları


Sonuçta hiç bir besine, dolayısıyla diyet çeşitine %100 zararlı diyemediğimiz gibi, %100 de faydalı da diyemeyiz, sonuçta bu iş bir "denge" işidir.
Mevzu birazda meseleye fayda/zarar hangi pencereden bakıldığıyla da alakalıdır, fayda ile bakan fayda, zarar ile bakan zarar görecektir. Bu ise subjektif, yanlı bir bakış açısıdır.

Etiketlendi:

Yorumlar

  • M.SelimM.Selim 469 Bursa
    Ben karbonhidratın tamamen kesilmesine karşı olan taraftayım. Tabi ki diyetin yararları yadsınamaz ama bu diyet tamamen karbonhidratın hayattan çıkarılmasıyla olmamalı. Spor yaparken bile definisyon (yağ yakımıyla kas hatlarının belirginleştirildiği dönem) dönemlerinde bile vücudun alması gereken makrolar hesaplanır ve 200-300 kalorilik eksiltmelerle başlanır ki vücut kendisini korumaya almasın diye. Bence karbonhidratın hayattan çıkarılması değil de karbonhidrat kaynaklarının hangisine yönelerek daha sağlıklı bir diyet yapılabiliri tartışmalıyız. Glutensiz beslenebilirsin, siyez unu kullanabilirsin, yulaf, siyah bulgur kullanabilirsin. Protein kaynakları olarak da balık, "organik tavuk" (bulabilirsen), hem karbonhidratı hemde proteini içinde bolca barındıran nohut, barbunya, kuru fasulye vb bakliyatları kullanabilirsin. Yeşilliği söylemiyorum zaten envaye çeşit var. Ayda bir de cheat meal (diyette kaçamak) dediğimiz yemeyi çok sevdiğin bir tatlı olabilir ya da ağır bir bol tereyağlı iskender yiyebilirsin. Emin olun ayda bir yiyeceğiniz 1 porsiyon tatlı ya da 1.5 iskenderin hiçbir zararı olmaz. Yani bence aslolan ömürlük bir diyet değil sürdürülebilir bir yeme alışkanlığı. Ben fitness yaparken hiçbir zaman aç kalmadım. Hatta daha çok yedim. Bol lifli beslendim sağlıklı et ve yağlardan, yeşil sebzelerden ve faydalı karbonhidratlardan faydalandım. Kısa sürede de istediğim kiloyu verdim, enerjim arttı, fit oldum, ilaçlarımı bırakacak noktaya geldim. Süreci uzun uzun yazmıyorum kendi konumda mevcut yaptığım her şey. 
    (2) efe14 Mery
  • monomono Yükleniyor... 5,355 Ankara
    M.Selim dedi:
     Yani bence aslolan ömürlük bir diyet değil sürdürülebilir bir yeme alışkanlığı. 
    Ömür boyu gibi sonu olmayan bir diyet yerine, sürdürülebilir yeme alışkanlığı kelimesi kulağa daha hoş geliyor.

    Diyet denen kelime de ilginç aslında, bunu; 
    Zayıflama için yapanlar var.
    Sağlık için yapanlar var.
    Hastalıktan kurtulmak için yapanlar var.
    Birde Spor ile birlikte yapanlar var. 
    Spor yapanlarında büyük çoğunluğu da fit görünmek gibi amaçla da yapıyor ki, işin içinde sağlık, zayıflama gibi bir şeylerde olmuyor. Olay çoğunca fit görünmekte.

    Diyeceğim diyet deyince bir sürü şey bir birine karıştırılıyor gibi geliyor bana, "Spor ve diyet" olayının ben başlı başına bir bilim olduğuna inanıyorum. Neticede @M.Selim gibi spor ile uğraşan arkadaşlarımızın söylemleri yere çok daha sağlam basıyor.

    Sevgiler

    (2) Mery efe14
  • MeryMery 233 Osmaniye
    @M.Selim  Yani bence aslolan ömürlük bir diyet değil sürdürülebilir bir yeme alışkanlığı. 

     Çok güzel bi ifade. :alkis: Diyet olayına bi vakıf olamadım. 

     Yeme alışkanlığımın ilahi bi kudret tarafından karşılandığını düşünülen zamanlarım oldu. Şimdilerde ise ne aç kalabiliyorum ne de susuz. 

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

mesut ibrahimhagen egeus yvonnmountfor ursultgd jerolvanotter KILAVUZ iremsenol ÜKAS rasitsel JAWAA350