John Merchant - Diyet

adminadmin 467
kategorisi Beslenme
DİYET (2) JOHN MERCHANT
Bu yazı John Merchant ın SURVIVING THE AUTOIMMUNITY CHALLENGE adlı kitabından alınmıştır. John Merchant çeşitli ülkelerde çalışmış bir mühendisdir. Yıllarca, yanı AS ile tanıyana kadar seyahatlar etmiş. Son olarak güney kaliforniyaya yerleşmiş ve burada AS li hastalara destek amacıyla kurulmuş bir dermekte çalışmalar yapmış. Sürekli araştırmış ve buldugu bir diyetle hastalıgı yendiğini söylüyor ve bu yüzdende yazısında ‘'eğer ben AS li olsaydım'' diye bahsediyor kendisinden. Aşağıdaki yazı kitabından alıntıdır ve www. KickAS. org sitesinde yayınlanmıştır. Elimden geldiği kadar çevirmeye çalıştım……
Yeşim

Safran çayı yeni komplikasyonları temizlemekte yardımıcıdır, özellikle kaygan karağaç çayı ile birlikte kullanılırsa. Hergün içilen genel bir içecek olarak içilirse iyi gelir. Karaağaç suyu haftada 3 gün 1 bardak ılık suya çeyrek çay kaşığı (6damla)koyulursa bu kaygan hale gelir. Aliminyum içeren içecek ve etlerden uzak durmak gerekir. Sofra tuzu bir miktar aliminyum içerir. Yemek yaparken sebzelerin kendi suyunu kullanmak idealdir. Hiçbir zaman sebze suları ile meyve sularını karıştırmamak gerekir. Yada 9 saat arayla içilmelidir. Ama ıhlamur ve portakal suyu ; ıspanak suyu ve su teresi suyu birlikte içilebilir. Cayce ye gore karbonatlı içecekler eklem yangısı, eklem kireçlenmesi olan hastalar için kesinlikle yasaktır. Çok arzu edilirse coca-cola ya damıtılmış su ilave edilerek içilmesi mide içinde daha iyidir. Ben koyu bir cola ve kahve tiryakisiydim, fakat Cayce nin yöntemini denemeye karar verdim. Dr. Wallach da sodalı içeceklerden hoşlanmamak için nedenleri vardır. Şunu düşünmüşümdür;karaya ait kayalar sodanın içerdiğinden daha zayıf karbonic asit solusyonlarından oluşmuştur. Eğer bu yeterli kalsiyum karnonatı hareket ettirerek derin magaralar ve sarkıt dikitler oluşturabiliyorsa, belki daha güçlü bir solusyon vücuttaki kalsiyum üzerinde de bazı etkileri olabilir. Bence mekanizma daha basit olabilir, ama şuna inanıyorumki soda ve asit içeren yiyecek ve gazlı içecekler sistemde alkol olarak baskıyı arttırırlar. Kahve ve çaylar sütsüz veya süt katkısız ve az şekerli;ballı yada yapay tatlandırıcılı olarak alınırsa daha iyidir. Karpuz tohumu çayı böbrek taşı da olanlar için iyidir. Çilek çayı da kullanılabilir. Erken ve sık yemek iyidir. CHORN'S DİYETİNE BİR YAKLAŞIM VE UYGULAMA BİLGİSİ

AS yi güçleştiren bu komplikasyonları araştırmakla çok ilgiliyim;ve allahtan AS nin tedavisi basittir. O kadarki bende AS olsaydı yada Chorn's hastalıgı olsaydı sanırım ciprro ve ciproflaksin içeren antibiyotikler almaya başlardım. Sonra nişastalı yiyecekleri yemeyi keserdim ve özellikle bazı vücudu düşüren yiyecek ve içeceklere dikkat ederdim. Hemen hemen tüm ağır etlerden (domuz eti, biftek vs)uzak dururdum ve deniz ürünleri, balık ve kümes hayvanlarıyla beslenmeye ağırlık verirdim. Kuzu eti de yenilebilir aslında arasıra.

Benim fikrime göre carbonatlı içecekler (yani gazlı) de vücudu düşürürler, sert likörler den uzak durulmalıdır;aşırı miktarlarda mandıra ürünleri ve süt alınmamalıdır. Ben elbette birazda lactobacillus acidophilus alırım ve bunun gibi anahtar ilaveler AS için alınmalıdır. Yanı sıra bol bol damıtılmış su ile yapılmış safran çayı ve bazende toz halinde getirilmiş karaağaç normal suda yapılmalı ve içilmelidir. Hatta günde 8 küçük öğün tüketirim, birkaçı sadece yeşil lifli sebzelerden oluşur ve en az bir taneside çiğ sebzeden ibaret olur. Bunların %80 i bazik reaksiyon gösterir ve en fazla % 20 side asit üreten besinlerdir.

Örneğin yüksek konsantrasyonlu protein, şekerler, fındık, rafine nişastalılar, mandıra ürünleri ve turunçgiller. Besin bileşenlerini göz önünde tutmak önemlidir benim için. Ve eğer kahve yada çay içeceksem kesinlikle süt yada süt ürünleriyle karıştırmam. Ve aynı gün içinde meyve suyu içmem yada en az 8 saat sonra içerim. Ama tabii ki özellikle çiğ sebze suları ile havuç suyunu kombine etmek yada pancar suyunu, soğan suyu ve tabiiki sarımsak suyu içmekten çekinmem. En kötü kombinasyon ağır etler ve nişastalıları aynı öğünde yemektir. Bundan kesinlikle uzak durulmalıdır. Bu kesinlikle belaya davetiye çıkarmak olur. Ve son öğün bütün nişastalılardan yoksun olmalıdır. Yemekten önce ve sonra az miktarda meyve tüketmek istenilen aktiviteyi teşvik eder.

Bundan başka kızartmalardan kesinlikle uzak dururum. Doğal olmayan yağlardan da. Her gün bir çay kaşığı ekstra virgin zeytin yağı alırdım. Özellikle kahvaltıdan önce ve sonra birkaç damla. Kahvaltı ve öğle yemeği arasında ise ayçiçeği yağı kullanılabilir. Eğer bir şekilde ekmek yemek zorunda kalırsam buğday ekmeğini tercih ederdim. Muzadanda uzak dururdum ve hiçbir zaman ;tek besin diyeti yapılmıyorsa (monodiyet );çiğ elma yemezdim, özellikle elma mevsiminde. Böyle bir programı 3 hafta uyguladıktan sonra bazı ilaveler yapılabilir. Jelatin, ekstra vitamin C, ekstra beta karoten, ekstra kalsiyum ve niasin(bu sonuncusu sadece kahvaltı yada öğle yemeğiyle alınmalıdır)Aliminyumun bütün kaynaklarından uzak durulmalıdır. Benim fikrime göre barsaktaki hasar kalın barsağın ya başında yada sonunda olmaktadır.

Yüzeyde görülmesine rağmen aslında problem duedenum(12 parmak bağırsağı) da da vardır. Burası nerdeyse bütün kalsiyumun absorbe edildiği yani emildiği yerdir ve burasıyla jejenum(Sindirim kanalının duodenum ile valva iliocaecalis arasındaki kısmıdır)un sonunda sindirilmiş besinlerin PH ı asite dönüşür. (midenin normal ph ı 4 den azdır). Bu durumda kalsiyum emiliminin çoğu durur. Bu aşamada pancreas ve karaciğerden gelen yeterli miktarda enzim Sindirim ile karışmalı bir çevre yaratmalı ki bu da enterobakter(özellikle Klebsiella pnemoniae)nın üremesini dizginler ve bu da Crohn's hastalıgını tetikler.

Şuna inanıyorum ki AS hastalığı özellikle ve Crohn's hastalığı da dahil, calsiyum eksikliği, yetersizliği hastalığıdır. Ve belki bazı ölçülü kısıtlamalarla bu durumun etkileri azaltılabilir.

Uyarı:Hamilelikte düşük karbonhidrat diyeti fetal gelişimi için zararlıdır.
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .

Bugün doğanlar

Aukansu mehmetyurtkulu